Öncelikli neden Dünya Tarım ve
Gıda Örgütü’nün de belirttiği üzere yüksek ve değerli protein seviyesinden
dolayı balık en önemli gıda olmasıdır. Kültür ortamında tamamen doğal yem hammaddeleri ile beslenen
balık sofralarımıza oldukça ekonomik olarak sunulmaktadır. Sanıldığının aksine
bu balıkların beslenmesinde büyük oranda balık unu ve balık yağı kullanılmakta,
geri kalan yem içeriği soya küspesi içermektedir. Konunun uzmanı olmayan bir
çok kişinin belirttiği gibi hormon veya antibiyotik balık beslenmesinde asla
kullanılmamaktadır. Bu tip kimyasalların kullanımı hem yasaktır hem de ekonomik
değildir. Ayrıca teknik olarak da mümkün değildir. Balıklar gibi suda yaşayan canlılarda hormonlar ağız yolu ile verildiğinde verimliliklerini, etkilerini kaybederler. Daha etkili olabilmesi için enjeksiyon yolu ile balıklara hormon verilebilir ancak bu yöntem de birim maliyeti çok fazla arttırmakta ve elde edilen sonuç ile kar dengesizliğinden dolayı tercih edilmemektedir. Ayrıca hormonların belirli çalışma
şartları vardır. Bu şartlar her canlı için farklılık arz ettiğinden, balık beslemede yem içeriğinde hormonlar kullanılamazlar.
Keza günümüzde üretilen ve sabit vücut sıcaklığı olan bazı hayvanların
yemlerinde kullanılan hormonlar o sıcaklıkta işlevsel olmakta ve balıkta
işlevselliği kalmamaktadır. Şehir efsanesine dönen ve ağızdan ağıza dolaşan
balık yemlerinde hormon kullanıldığı bilgisi tamamen yanlıştır ve kültür
balıkçılığını karalamaya çalışan kurumlarca ortaya atılan mesnetsiz iddialardır
(Daha geniş bilgi için tıklayınız).
Balıklarda diğer tüm canlılar
gibi yaşamlarının belirli dönemlerinde hasta olabilirler. Kültür ortamında bu
hastalıklar büyük miktarda balık ölümlerine neden olabilir, dolayısı ile
işletme büyük zararlara uğrayabilir. Bunu ölümleri ve işletmenin ekonomik
kaybını önlemek için işletmeler balık henüz yavruyken balıkları tek tek
aşılamakta ve hastalıklara karşı direncini arttırmaktadır. Uzman kişiler
tarafından sertifikalı olan aşılarla aşılanan balık yavruları hasat boyuna
kadar hastalıklara karşı dirençli olmaktadır. Ancak elbette aşı uygulamalarının
yetersiz kaldığı bazı durumlarda, uygun antibiyotikler balık hastalıkları ile
mücadelede kullanılmaktadır. Burada işletme için önemli olan antibiyotiğin
dozunda ve uygun şekilde ve sürede kullanımıdır.
İnsanlar dahil tüm canlılarda
antibiyotiğin vücuttan atılma süreleri vardır. Balıkta bu süre kullanılan
antibiyotiğin dozu, süresi ve türüne göre değişmek ile birlikte 1-2 ay
arasındadır. Ancak gerek tarım Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın gerekse uzman
su ürünleri mühendislerinin denetiminde gerçekleştirilen bu antibiyotik
kullanımı işletmelerin balık satışını sınırlamaktadır. Yasalarımıza göre balıklar, havuzdan veya kafesten çıkarılıp satışa sunulmadan önce, yetkili bakanlık
laboratuvarlarında antibiyotik kalıntı analizi yapma zorunluluğu vardır.
Bakanlık personelince satışa çıkarılacak havuzlardan veya kafeslerden rastgele
alınan örnekler bakanlığın laboratuvarlarında analiz edilir ve balık etinde
antibiyotik kalıntısı var ise o havuz veya kafesin satışı bir süre durdurulur. Aksi
halde kaçak yolla bile satılmaya çalışılsa balık satışı için gerekli belgeler
olmadığından pazara çıkartılamaz. Dolayısı ile soframıza antibiyotik kalıntısı
bulunan balık gelme olasılığı çok düşüktür.
İnsanlar dahil tüm canlılarda
antibiyotiğin vücuttan atılma süreleri vardır. Balıkta bu süre kullanılan
antibiyotiğin dozu, süresi ve türüne göre değişmek ile birlikte 1-2 ay
arasındadır. Ancak gerek tarım Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın gerekse uzman
su ürünleri mühendislerinin denetiminde gerçekleştirilen bu antibiyotik
kullanımı işletmelerin balık satışını sınırlamaktadır. Yasalarımıza göre balıklar, havuzdan veya kafesten çıkarılıp satışa sunulmadan önce, yetkili bakanlık
laboratuvarlarında antibiyotik kalıntı analizi yapma zorunluluğu vardır.
Bakanlık personelince satışa çıkarılacak havuzlardan veya kafeslerden rastgele
alınan örnekler bakanlığın laboratuvarlarında analiz edilir ve balık etinde
antibiyotik kalıntısı var ise o havuz veya kafesin satışı bir süre durdurulur. Aksi
halde kaçak yolla bile satılmaya çalışılsa balık satışı için gerekli belgeler
olmadığından pazara çıkartılamaz. Dolayısı ile soframıza antibiyotik kalıntısı
bulunan balık gelme olasılığı çok düşüktür.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder